Hakkında Lady Bird
Greta Gerwig'in yönetmen koltuğunda oturduğu ve aynı zamanda senaryosunu yazdığı 2017 yapımı Lady Bird, izleyiciyi 2000'lerin başındaki Sacramento'ya götürür. Film, kendisine 'Lady Bird' adını takmış olan Christine McPherson'ın (Saoirse Ronan) lise son sınıftaki hayatını konu alır. Sıradan bir Katolik lisesinde okuyan Lady Bird, sanatçı olma hayalleri kurarken, ailesinin maddi zorlukları ve özellikle annesi Marion (Laurie Metcalf) ile yaşadığı inişli çıkışlı ilişkiyle mücadele eder. Annesiyle olan gerilimli bağı, filmin kalbinde yer alır ve bir gencin kimlik arayışı ile aile bağları arasındaki evrensel çatışmayı son derece samimi bir dille yansıtır.
Saoirse Ronan'ın canlandırdığı Lady Bird karakteri, hırsları, kırılganlıkları ve asi ruhuyla unutulmaz bir performans sunar. Laurie Metcalf ise, sevgisini sert bir dış kabuğun ardında gizleyen, karmaşık anne karakteriyle adeta bir oyunculuk dersi verir ve bu rolüyle birçok ödüle layık görülmüştür. Tracy Letts'in canlandırdığı babası ise, ailenin sakin limanı olarak öne çıkar.
Lady Bird, sıradan bir 'ergenlik filmi' olmanın çok ötesine geçer. Greta Gerwig, otobiyografik öğeler de taşıyan bu hikayede, büyümenin acı tatlı anlarını, ilk aşkı, arkadaşlıktaki değişimleri ve bir yeri 'ev' yapan şeyin ne olduğunu sorgulatır. Film, gösterişsiz ama son derece etkileyici sinematografisi ve dönemin ruhunu yakalayan müzik seçimleriyle de dikkat çeker. İzleyiciyi kah güldürür, kah hüzünlendirir ve en nihayetinde derin bir duygusal iz bırakır. Yetişme, aidiyet ve özgürlük üzerine dokunaklı ve komik bir portre çizen Lady Bird, herkesin kendinden bir parça bulabileceği, mutlaka izlenmesi gereken modern bir başyapıttır.
Saoirse Ronan'ın canlandırdığı Lady Bird karakteri, hırsları, kırılganlıkları ve asi ruhuyla unutulmaz bir performans sunar. Laurie Metcalf ise, sevgisini sert bir dış kabuğun ardında gizleyen, karmaşık anne karakteriyle adeta bir oyunculuk dersi verir ve bu rolüyle birçok ödüle layık görülmüştür. Tracy Letts'in canlandırdığı babası ise, ailenin sakin limanı olarak öne çıkar.
Lady Bird, sıradan bir 'ergenlik filmi' olmanın çok ötesine geçer. Greta Gerwig, otobiyografik öğeler de taşıyan bu hikayede, büyümenin acı tatlı anlarını, ilk aşkı, arkadaşlıktaki değişimleri ve bir yeri 'ev' yapan şeyin ne olduğunu sorgulatır. Film, gösterişsiz ama son derece etkileyici sinematografisi ve dönemin ruhunu yakalayan müzik seçimleriyle de dikkat çeker. İzleyiciyi kah güldürür, kah hüzünlendirir ve en nihayetinde derin bir duygusal iz bırakır. Yetişme, aidiyet ve özgürlük üzerine dokunaklı ve komik bir portre çizen Lady Bird, herkesin kendinden bir parça bulabileceği, mutlaka izlenmesi gereken modern bir başyapıttır.


















